Başbakan Yardımcısı Sayın Bekir Bozdağ'ın II. İstanbul Somali Konferansı'nın Birinci Gününün Açılışında Yapmış Olduğu Konuşma Notu

                                                                                                                         29 Mayıs 2012

 

Değerli Dostum Somali Başbakanı Abdiweli Mohammed Ali,
Değerli Hanımefendiler, Beyefendiler,

II. İstanbul Somali Konferansı’nın ilk gününü teşkil eden “Ortaklık Forumları” Genel Kurulu’na hoş geldiniz.
Hükümetlerin, uluslararası/bölgesel örgütlerin ve sivil toplum temsilcileri ve işadamlarından müteşekkil böyle seçkin bir gruba hitap etmekten duyduğum mutluluğu özellikle vurgulamalıyım.
Ortaklık Forumları’nda “Enerji, Su, Yol, Dayanıklılık” başlıkları altında ayrı ayrı çalışma grupları tertiplenecek.
Bu oturumlarda Siz değerli katılımcıların katkılarıyla Somali’nin altyapı sorunlarına çözümler arayacağız.
Somalili kardeşlerimizin Somali’de gelecekte vuku bulabilecek kuraklık benzeri doğal afetler karşısında dayanıklılık kapasitelerinin nasıl güçlendirilebileceğini konuşacağız.
Somali’de kuraklık ve kıtlık sonucu yaşanan insanlık dramının üzerinden bir yıl geçti.
Uluslararası toplum olarak, Somalili kardeşlerimizin benzer acıları tekrar yaşamaması için harekete geçmenin zamanı gelmiştir.
Geleceğe bakmalıyız. Somali halkına ölüm, kıtlık ve kuraklığın geçmişte kalan acı anılar olduğunu göstermeliyiz.
İç karışıklık, çatışma, açlık ve ölümle geçen 21 yılın ardından Somalililer hepimizden daha fazla normal bir yaşamı hak etmektedirler.
Uzun yıllar süregelen iç çatışma ve istikrarsızlık döneminden sonra Somali’de gerçek barış ve güvenlik için fırsat vardır.

Her iki ayda bir ülkedeki yeniden imar çalışmalarını denetlemek amacıyla Mogadişu’ya yaptığımız ziyaretlerde sokakların daha fazla insan ve arabalarla dolduğuna, yeni inşaatların yapılmaya başlandığına, binaların onarıldıklarına şahit olmaktayız.

Uzun yıllardan sonra Somali’de, özellikle Mogadişu’da umut filizleri yeşermektedir.

Somali insanı bugüne ve geleceğe daha umutla bakmaktadır.

Somali’yi içine düştüğü çatışma-kıtlık-ölüm kısır döngüsünden çıkarmak için uygun bir zamandayız.

Neler yapılması gerekiyor?

Bu soruya yanıt arayacağız.

Değerli Konuklar,
Son yirmi yıldır sürekli olarak çatışma ve istikrarsızlık içinde bulunan Somali’de müteaddit kereler ortaya çıkan insani krizlere müdahale edilmiştir.
Ancak, yapılan insani yardımlar yeni krizlerin, felaketlerin ortaya çıkmasını önleyememiş, Somalili kardeşlerimiz açlıktan ve hastalıktan ölmeye devam etmişlerdir.
Çatışma ortamı, zaman içerisinde devlet kurumlarının ortadan kalması ve zaman zaman yaşanan kuraklık Somali halkının geleneksel geçim kaynaklarının büyük oranda azalmasına neden olmuş, kuraklık ve kıtlık gibi felaketlere karşı dayanıklılık gücünü zayıflatmıştır.
2011 yılındaki kuraklık ve kıtlık hafızlarımızdaki tazeliğini korumaktadır.
İnsani yardım yaparak Somali halkının karşılaştığı bu sorunların bertaraf edilebilme şansı yoktur.
20 yıllık tecrübemiz bu gerçeği doğrulamaktadır.
Uluslararası toplumun bu gerçeğin ışığında Somali’deki faaliyetlerini gözden geçirmesinde yarar vardır.
Somalililerin, temiz su, gıda, sağlık, eğitim, güvenlik ve iş gibi temel kamu hizmetlerine/olanaklarına sahip olması gerekmektedir.
Kısaca söylemek gerekirse, Somali’de iş ve aş imkanlarının yaratılması lazımdır.
Somali’de kalıcı barış ve istikrar ancak temel kamu hizmetlerinin ülkenin her bölgesinde erişilebilir kılınmasıyla tesis edilebilir.
Somali halkının dayanıklılık kapasitesinin arttırılması çok boyutlu stratejik yaklaşımı ve birden çok sektörü içeren yatırım politikasını gerekli kılmaktadır.
Türkiye Somali’deki faaliyetlerini en başından itibaren yukarıda izah etmeye çalıştığım çerçevede icra etmiştir, etmeye devam etmektedir.
Değerli Konuklar,    
Ancak ifade etmeliyim ki, biraz önce bahsettiğim kalkınma stratejisi ise tek başına başarılı olamayacağından, diğer alanlarda sağlanması gereken ilerlemelerden de ayrı tutulamaz.

Bu nedenle Türkiye’nin Somali politikası, bu ülkeyi uluslararası gündemin bir parçası haline getirerek, insani yardım, kalkınma ve altyapı projeleri, siyasi uzlaşma ve güvenlik/askeri alanlarda destek vermeyi içeren kapsamlı bir stratejiye dayanmaktadır.
Türkiye’nin bütüncül Somali stratejisinin temel özelliği, unsurlar arasında karşılıklı bağımlılık olduğu gerçeğinden hareketle her bir boyutun eş zamanlı olarak yürütülmesidir.

İnanıyoruz ki ancak bu tür bir strateji Somali’ye kalıcı çözümler sağlayabilir.

Bu çerçevede, önemle belirtmeliyim ki, Sayın Başbakanımızın geçtiğimiz Ağustos ayında Somali’ye gerçekleştirdiği ziyaret Somali’yle ilişkilerimizin ve Somali’nin yeniden uluslararası gündemin odak noktasına yerleştirilmesinde dönüm noktası olmuştur.

Mogadişu Büyükelçiliğimizin 1 Kasım 2011 tarihinde yeniden açılmış ve 5 Mart 2012 tarihinde Türk Hava Yolları’nın Mogadişu’ya doğrudan seferlere başlamış olması Somali’nin yalnızlığının kırılmasına ve uluslararası toplumla bütünleşmesine hizmet etmiştir.

Türkiye, bu bütüncül stratejisinin bir parçası olarak, Mogadişu’dan başlamak üzere ülke genelinde yeniden imar ve kalkınma projelerine öncelik vermektedir.

Bu çerçevede, insani yardım alanında kamu ve sivil toplum kuruluşlarımızın arazide doğrudan yürüttüğü faaliyetlere ek olarak kalkınma ve yeniden imar projelerini uygulamaya başlamıştır.

Somali’de halihazırda, yardım faaliyetlerini ve gönderilen yardım malzemelerinin dağıtımını koordine etmekle görevlendirilen TİKA Başkanlığı’nın yanısıra, iki sahra hastanesini işleten Sağlık Bakanlığı, 15.000’den fazla kişiye barınma imkanı sağlayan çadır kenti kurarak idare eden ve yardım malzemeleri dağıtan Türk Kızılayı, yardım faaliyetlerinde bulunan Diyanet İşleri Başkanlığı ve Türk Diyanet Vakfı’nın yetkilileri görev yapmaktadır.

Bazı sivil toplum kuruluşlarının gönüllüleri de Somali’nin çeşitli bölgelerinde yardım faaliyetlerinde bulunmaktadır.

İnsani yardım malzemesi dağıtımı ile ulaşılan kişi sayısı 870.000 olmuştur.
 
Bu çerçevede, Sayın Başbakanımızın Mogadişu ziyaretinde, ülkemiz tarafından önümüzdeki dönemde Somali’de yapılabilecekler bağlamında zikrettiği, Havaalanı’nın etrafının çitle çevrilmesi, ışıklandırma kulelerinin inşası ve terminal binasının boyanması, çöp kamyonlarının temin edilmesi, insan sağlığını ciddi şekilde tehdit eden çöplerin yakılacağı bir tesisin yanısıra soğuk hava deposunun ve mobil mutfağın inşa edilerek hizmete açılması çalışmaları tamamlanmıştır.

Su kuyuları Mogadişu’da ve civar bölgelerde açılmaya devam edilmektedir.

Somali’de ayrıca sivil toplum ve resmi kuruluşlarımız tarafından yetimhaneler ve hastaneler inşa edilerek hizmete açılmış olup, yenilerinin inşa edilmesi çalışmaları sürdürülmektedir.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Mogadişu’da parke taşı ve temel altyapı çalışmalarında gerekli malzemeleri üretecek fabrika kurma çalışmalarına başlamıştır.

Türk okulu Mogadişu’da eğitim hizmeti vermektedir.

Çok sayıda Somalili öğrencinin ülkemizde eğitim görmelerini teminen burs vermeye devam etmekteyiz.

TİKA, Milli Eğitim Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı ile çeşitli özel kuruluşlar yaklaşık 1500 Somalili öğrenciye burs vermektedirler.

 

Değerli Konuklar,

Türkiye, uluslararası toplumun da benzer bir bütüncül strateji temelinde politikalarını ayarlamalarını ve Somali’de barışın inşası yönünde yakalanan ivmenin sürdürülmesine katkıda bulunmaya devam etmesini önemle vurgular.

Türkiye’nin son bir yıldır Somali’de yaptıkları ortadadır.

Türkiye Somali bağlamında ezberi bozmuş, şartları değiştirmiş ve algıları kırarak uluslararası toplumu Somali lehine yönlendirmeye çalışmıştır.

Türkiye, Somali halkıyla el ele ve Somali insanını dinleyerek birlikte çözümler yaratmak gayesini taşımaktadır.

Somali’yi terör, açlık ve korsanlık gibi mefhumlar merceğinden görme kolaycılığına kaçmamalıyız.

Somali’nin ve Somali insanının parlak bir geleceği vardır, buna inanmalıyız ve buna göre hareket etmeliyiz.

Ancak bu anlayış temelinde Somali’nin içinde bulunduğu sorunlara kalıcı çözümler üretilebilir.

Somali önemli sınamalarla karşı karşıyadır. Asayiş ve güvenliğin sağlanması, diyalog ve uzlaşı marifetiyle siyasi birliğin kurulması, kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi ve ülke çapına yayılması, gıda güvenliğinin temin edilmesi, ekonomiyi ayağa kaldıracak adımların atılması, korsanlığın bitirilmesi, sağlık ve eğitim gibi alanlarda altyapının geliştirilmesi gibi önemli sorunlar vardır.

Somali halkının normal bir günlük yaşam için gerekli olan temel kamu hizmetlerini sağlayacak altyapı sorunları giderilmeden ülkede barış ve istikrarın sağlanmasında ciddi güçlüklerle karşılaşılacaktır.

Somali’de devletin yeniden inşa edilmesine ihtiyaç vardır.

Etkin bir devlet mekanizmasıyla yukarıda bahsettiğim sorunların çözümü için adımlar atılabilir.

Devlet inşası kapsamlı ve uzun soluklu bir uğraştır.

Uluslararası toplum olarak Somali’ye önümüzdeki dönemde de devlet inşası sürecinde yardımcı olmaya devam edelim.

Yeni yaklaşımlara, yöntemlere ihtiyaç vardır.

Uluslararası toplum, günümüzün ekonomik koşulları ışığında sahip olduğu kısıtlı kaynakları etkin ve verimli şekilde kullanmak mecburiyetindedir.

Uluslararası toplum adına ve Somali yönetimiyle yakın işbirliği içinde devlet inşası sürecini yürütecek yeni bir mekanizmaya/misyona ihtiyaç vardır.

Bu çerçevede, örneğin, yeni ve/veya güçlendirilmiş bir Somali BM Misyonu’nun teşkilinin tartışılmasının zamanı gelmiştir.

Yeni bir misyonun teşkili bugünden yarına değil ancak orta vadede yapılabilecek bir iştir.

Ancak bu düşünce egzersizini başlatmanın zamanı gelmiştir.

Bu yönde bir ilk adım olarak, BM, Somali’de stratejik bir gözden geçirme çalışmasını başlatabilir.

Değerli Konuklar,

Devlet inşası sürecinde esas sorumluluk tabiki Somalililerin omuzlarındadır.

Bu sorunları kimse Somali adına ve dışarıdan çözemez.

Somali’nin uzun yıllardır karşı karşıya bulunduğu şiddet sarmalı ve insani dramın yarattığı kısır döngü kırılma noktasındadır.

Somali halkı, diasporasıyla birlikte, kendi kültür, tarih ve gerçekleri temelinde uygun çözümlerini kendi üretmek mecburiyetindedir.

Somalililer bütün meseleleri ortak ulusal bilinç içinde sahiplenmelidirler.

Türkiye bu süreçte Somali’nin yanında yer alacak, her türlü yardımı verecektir.

Konuşmamı bitirirken, uluslararası toplumu, Somali’nin sorunlarının çözüm yoluna girmesini sağlayacak olan devletin bütün kurumlarıyla yeniden yapılandırılması sürecine katkı sağlayacak kapsamlı ve çok boyutlu politikalar geliştirmesi çağrısında bulunmak istiyorum.

Somali’de yanan umut ışığının sönmesine izin vermeyelim.

Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum